The processing of English number agreement by Turkish speakers of english: An eye-tracking study


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: HİLAL SERİN DEMİRLER

Danışman: NAZİK DİNÇTOPAL DENİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, İngilizce öğrenen Türklerin özne-yüklem sayı uyumunu nasıl işlemlediğini ve lineer veya sözdizimsel mesafenin ikinci dildeki özne-yüklem sayı uyumunun işlemlenmesini etkileyip etkilemediğini araştırmaktadır. Bu çalışmada, iki göz izleme deneyi ve bir kalem-kâğıt boşluk doldurma testi uygulanmıştır. Deney cümleleri (Franck v.d., 2002; Pearlmutter, 2000'deki yapılara benzer şekilde) özne pozisyonunda birinci deneyde tekil, ikinci deneyde çoğul olmak üzere birer tamlanan ve iki tamlayan edat öbeğinden oluşan karmaşık isim tamlamaları içermektedir. Birinci ve ikinci tamlayanın tekilliği veya çoğulluğu manipüle edilmiştir. İkinci deneyde, tekil isimlerin sayı özelliğini belirtili yapmak (Eberhard, 1997) ve semantik ipuçlarının etkisini test etmek için tamlayanlar "one" (bir) sayısal niceleyicisi ile tanımlanmıştır. Kalem-kâğıt boşluk doldurma testi, birinci ve ikinci deneydeki deneysel cümleleri içermekle birlikte fiil pozisyonunda boşluklar bulunmaktadır. İleri düzey İngilizce konuşan doksan beş Türk öğrenciden kırk sekizi birinci deneye, kırk yedisi ikinci deneye dâhil olmak üzere çalışmaya katılmışlardır. Göz izleme deneylerinden sonra tüm katılımcılar İngilizce'de özne-yüklem sayı uyumu bilgisine hâkimiyet durumlarını göstermek üzere kalem-kâğıt boşluk doldurma testine katılmışlardır. Yapılan deneyler ve deney sonunda uygulanan testlerden elde edilen sonuçlara göre, semantik ipucu olmadığında, İngilizce öğrenen Türklerin benzer yapılar için sözdizimsel mesafeye duyarlı olan anadil konuşmacılarının aksine (Pearlmutter, 2000), lineer mesafeye duyarlı oldukları görülmüştür. Semantik ipucu verildiğinde ise, "one" (bir), İngilizce öğrenen Türklerin hem doğrusal hem de sözdizimsel mesafeye duyarlılık gösterdikleri gözlemlenmiştir. Bu durum, ikinci dil konuşan kişilerin semantik ipuçlarına sahip olmaları halinde anadil konuşmacılarına benzer şekilde karmaşık yapıları sözdizimsel olarak işlemleyebildiklerini gösterir (Cunnings, 2017).