Minimal words in Turkish: A view from locality
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: YASİN TAŞDEMİR
Danışman: KADİR GÖKGÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez, Türkçedeki minimal sözcüklerdeki görünürdeki düzensizliğin, sesbilim ve biçim-dizim arasındaki etkileşimden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Bu etkileşimi analiz etmek amacıyla, Yönetimsel Sesbilim ve Dağıtılmış Biçimbilimi kullanmaktayım. Öncelikle, Türkçede yalnızca adların uzunluğunun en az iki moradan oluşması gerektiğini önermekteyim; 'ye, de, ko' gibi eylemlere, 've' bağlacının, 'bu, şu, o' işaret sıfat ve zamirlerine, 'mI' gibi biçimcelere bu kısıtlamanın uygulanmadığını iddia etmekteyim. Ayrıca, görünürde istisnai olan 'su' sözcüğünün istisna olmadığını, bu sözcüğün 'sʊɁ' şeklinde bir gırtlak ünsüzü ile bittiğini de savunmaktayım. 'Su' hakkındaki iddiam iki gerçeğe dayanmaktadır: i) tarihsel olarak 'su' sözcüğü 'sub' ya da 'suv' şeklindeydi ve McCarthy'e göre bir ünsüz tarihsel süreç içinde silindiğinde, onun yerine bir gırtlak ünsüzü getirilir, ii) 'su' sözcüğünün sesbilgisel özellikleri göstermektedir ki 'u' ünlüsü, Türkçe'de sözcük sonundaki yüksek ünlüler gevşek olmasına ragmen gevşek değildir. İkinci olarak, Dağıtılmış Biçimbilimi kullandığım için, iki moradan oluşan minimal boyut şartının yerel bir sınırlama olduğunu tahmin etmekteyim ve buna göre n0 başından başka bir sözcük karegorisi atayan bir baş, kök ile n0 arasına girdiğinde çıkartımın yerel doğasından dolayı istisnai adlar ortaya çıkmalıdır. Gerçek şu ki, bu tahmin, 'ne-yi' ifadesi ve 'ye emr-i' gibi öbeksi birleşik isimler sayesinde doğrulanmaktadır.