Discourse cohesion and phonetics in turkish sign language (tid): An Experimental and computational approach
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Dil Bilimi Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: ONUR KELEŞ
Danışman: KADİR GÖKGÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dil verimlilik teorileri bireylerin mümkün olduğunca daha basit veya daha ekonomik formları tercih ettiğini ve harcadıkları çabayı azalttığını ileri sürer. Bu tezde, bu verimlilik eğilimi, Türk İşaret Dili'ndeki (TİD) söylem bütünlüğü ve hesaplamalı hareket analizi üzerinden incelenmiştir. Söylem bütünlüğü, Ariel'in (1990) çalışmasından uyarlanan bir erişilebilirlik ölçüsü kullanılarak analiz edilmiştir. Özellikle, bir hikaye anlatma deneyi ile TİD'i anadil olarak ve geç edinmiş sağır yetişkin bireylerin anlatılarda kullandıkları gönderimsel ifade dizgileri incelenmiştir. Anlatılarda kullanılan hareketlerin hesaplamalı kinematik analizi, bir poz tahminleme programı (MediaPipe) kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, hesaplanan erişilebilirlik puanlarının gönderim formunun (örn. isim veya eylemsel gönderim), söylem bağlamı (ilk bahis, sürdürme, yeniden bahsetme) ve dil edinim grubuyla ilişkili olarak değiştiği gözlemlenmiştir. Hesaplamalı analiz sonuçları ise kinematik değerlerin söylem bağlamı ve bir gönderim erişilebilirliğine göre değişiklik gösterdiğini ortaya koymaktadır. TİD kullanan sağır bireyler, bir gönderimin bilişsel erişilebilirliği arttıkça o işareti daha kısa süreli, daha küçük el hareketleriyle ve daha dar bir işaretleme alanında yapmışlardır. Dil edinim durumu ise anlatı süresi dışında bu kinematik değerler üzerinde anlamlı bir etki yaratmamıştır. Anadil olarak TİD edinmiş sağırlar anlatıları geç edinim grubuna göre daha hızlı anlatmışlardır. Sonuç olarak, bu tezde, TİD anlatılarında bir söylem bütünlüğü ve hareket analiziyle sağır yetişkinlerin kullandıkları formu gönderimlerinin erişebilirliğine ve bağlamına göre değiştirdikleri ve dili daha ekonomik kullandıkları görülmüştür. Bu da iletişim kanalından bağımsız olarak dillerin evrensel verimlilik ve düşük çaba ilkelerini sağladığı savını desteklemektedir.