A fly's view of salt inducible kinases: A synergistic tumorigenesis model
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: SERCAN SAYIN
Danışman: ARZU ÇELİK FUSS
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Son dönemlerde yüksek verimli kanser taramalarında ortaya konan veri yoğunluğu, tümör baskılayıcı ve onkogen adayları içeren yeni gen kataloglarının ve bunların ileriki ilaç deneme aşamalarında değerlendirilmesinde güvenilir, hızlı in vivo deneysel modellerin varlığını zorunlu hale getirmiştir. Genetik çalışmalarda başarısı kabullenilmiş bir model olan Drosophila melanogaster, bu koşullarda kanser modelleme ve aday gen taramada yeni bir doruk noktası olarak sunulabilir. Bu yöndeki Türkiye'de ilk girişimi gerçekleştirmek adına, glia ve kanat doku modellerinden destek alarak, Drosophila bileşik göz dokusu temelli, çok yönlü, sinerjistik ve Tuz İndüklenebilir Kinaz (SIK) familyasına odaklanan bir kanser modeli kurulmaya çalışıldı. Bilimsel alanda kanser dokularındaki metabolik deregulasyon daha fazla dikkat çektiği günlerde, hücrelerdeki metabolik ve yapısal bilgi merkezlerinin kesişiminde bulunan SIKler ideal bir aday familya oluşturmuşturlardır. İnsan SIK'lerinin ortologu olan iki Drosophila SIK genini, düşük patolojik dereceli sensitized ve yüksek dereceli eyeful arka planlarında kullanarak, tümör gelişim ve metastaz seviyelerine katkısı araştırıldı. Sonuçlar göstermektedir ki, SIK2 hem baskılayıcı hem de onkogenik rolleri üstlenirken, fizyolojik olarak en uygun SIK2 seviyeleri dokularda tümör gelişimini baskılayabilmektedir. SIK2 seviyelerindeki dalgalanmalarsa tümör ve glia göçünü arttırır. Diğer taraftan, SIK3 yüksek anlatımları incelendiğinde, ilgili genin onkogenik etkisi gözlemlenmiştir. SIK3 seviyesindeki artış farklı sonuçlar doğurabilir. Yapısal olarak baskılanamayan aktif SIK3 dokular için hayli öldürücü etki gösterir ve dokuların gelişimsel kaderlerinin seçimlerinde kaymalara yol açabilmektedir. Ek çalışmalar olarak, hücre bölünme ve bölüm seviyelerindeki SIKlerin etkisi araştılırken, Notch, TGF-ß, FGF benzeri gelişimsel açıdan önemli faktörlerle etkileşim içine olabileceği fark edilmiştir.