Classifier constructions of Turkish
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: TACETTİN TURGAY
Danışman: BALKIZ BAŞARAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada Türkçenin sınıflayıcı yapılarına ilişkin birbiriyle ilintili üç konu ele alınmaktadır: (i) yalın ad öbeklerinin anlambilimsel durumu, (ii) sınıflayıcıların işlevi ile sınıflayıcı yapıların sözdizimsel bileşimi, ve (iii) sözdizim ve anlambilimde sayı (tekillik/çoğulluk) gösterimi. Birinci konuya ilişkin olarak, Türkçede yalın ad öbeklerinin varlıkların özelliklerini ifade ettiği, ancak nesnel varlık alanını mı yoksa türsel varlık alanını mı seçtiklerini konusunda özü itibariyle belirsiz oldukları savunulmaktadır. İkinci konu özelinde, sınıflayıcıların bu belirsiz alanı sadece nesnel varlıkları kapsayacak şekilde daralttığı gösterilmektedir. Sözdizim tarafında ise, öbek başı konumunda sınıflayıcılar ile ölçek ifadelerini, belirleyici konumunda ise sayısal ifadeleri (rakamları) barındıran bir ölçek öbeği olduğu öne sürülmektedir. Özellik belirten bu ölçek öbeğinin, ilgili ada yüklemleme ya da eklenti yoluyla niteleme olarak uygulandığı ve yalnızca sayıdan bağımsız yalın adlarla birleşebildiği gösterilmektedir. Üçüncü konuya gelince, Türkçede sayı gösteriminin sadece belirleyici öbekleri için geçerli olup, belirleyici öbeği üzerine yansıtılan φ öbeğinde işaretlendiği gösterilmekte, belirleyici öbeği katmanı barındırmayan adlarda ise sayı gösterimi olmadığı sonucuna varılmaktadır. Buna göre, yalın adlarda bulunan sayı işaretleyicileri, φ öbeği ya da başka bir işlevsel katmanda bulunan yorumlanabilir özniteliklerin yorumlanamaz yansımaları olan uyum ekleri şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Sayı gösterimi olmayan, belirleyici öbeğinden küçük adılsıl yapılar ise her zaman sayıdan bağımsız yorumlanmakta, dolayısıyla da dağılımları bu yoruma izin veren bağlamlarla sınırlı kalmaktadır. Öte yandan φ öbeğinin tümleci konumunda bulunan belirleyici öbekleri hiçbir zaman sayıdan bağımsız yorum alamamaktadır. Bütünsel bakıldığında, öne sürülen yaklaşımın geniş bir diller arası veri kümesini açıklayabildiği gösterilmektedir.