Türk edebiyatında eril filtreler: 1950-1990 arası erkek egemen edebiyat alanı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, YENİ TÜRK EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZANUR ÇEMBERCİ ÇELİK
Danışman: FATİH ALTUĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez, Nezihe Meriç, Adalet Ağaoğlu, Leylâ Erbil, Sevim Burak, Füruzan ve Tomris Uyar olmak üzere altı kadın yazarın 1950-1990 yılları arasında Türk edebiyat alanına nasıl dâhil olduklarını ve bu alanda nasıl konumlandıklarını incelemektedir. Çalışma Pierre Bourdieu'nün alan, sermaye, habitus ve illusio kavramlarına dayanarak edebiyat alanını sembolik kaynakların biriktirildiği, pazarlık konusu edildiği ve denetlendiği mücadeleye dayalı bir zemin olarak kavramsallaştırmaktadır. Arşiv çalışmaları, yakından okuma ve söylem çözümlemesine dayanan bir yöntemle hazırlanan birinci bölüm, her yazarın edebiyat dergileriyle kurduğu ilk temasları takip eder, bu temasları şekillendiren toplumsal cinsiyet temelli ilişki ağlarını haritalandırır ve yazarların stratejik tür tercihlerinin (öykü, roman, deneme) sembolik sermayeleri üzerinden etkisini ortaya koyar. İkinci bölümde, Fethi Naci, Asım Bezirci, Atilla Özkırımlı, Oktay Akbal ve Burhan Günel gibi dönemin önde gelen erkek eleştirmenlerinin kaleme aldığı değerlendirme yazıları incelenerek, kadın yazarların nasıl ideolojik ve cinsiyetçi bir bakışla alımlandıkları ve konumlandırıldıkları analiz edilmektedir. Bununla birlikte, alanın sınırlarını çizen eleştiri kurumuna karşı kadın yazarların geliştirdiği karşı söylemler ve eleştirel yanıtlar da değerlendirilerek, bu yıllar arasında eleştiri mekanizması ekseninde şekillenen mücadele dinamikleri ortaya konmaktadır. Bu çalışma, söz konusu kadın yazarların edebî kariyerlerinin, aynı anda hem sınır koyan hem de imkân sunan eril kurumlarla sürekli bir müzakere süreci içinde biçimlendiğini ileri sürmektedir. Bourdieu'nün alan kuramı çerçevesinde toplumsal cinsiyet meselesini merkeze alan tez, Türkiye'deki edebiyat sosyolojisi için alternatif bir model önermekte ve edebî üretimi metinlerin yanı sıra bu metinlerin şekillendiği kurumsal yapıların bütünlüğü içinde değerlendirme gereğini vurgulamaktadır.